Sırbistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sırbistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2014 Cumartesi

Paralel çete, dinleme kayıtlarını Almanya ve Sırbistan'a kaçırdı



17 Eylül 2014, Star Gazetesi:



Paralel çete, dinleme kayıtlarını Almanya ve Sırbistan'a kaçırdı - 

Güncel



Yasadışı dinlemelerin ortaya çıkmasının ardından harekete geçen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye’yi dinlediği belirlenen Alman gizli servisi BND ile paralel yapı ilişkisini de saptadı. Savcılık binlerce kişiye ait dokümanın yer aldığı arşivi bulmak için Avrupa’da iz sürüyor.



Paralel çete, dinleme kayıtlarını Almanya ve Sırbistan'a kaçırdı


Bosna'daki soykırımda da ortak iş tuttukları Sırbistanda da dinleme kayıtlarını saklayan Almanya'nın paralel yapıyla işbirliği haberi için bkz:







Almanlar Soykırımı Sever!-Herero soykırımı.

20. yüzyılın ilk soykırımını Almanlar yapmıştır. Kendi zulümlerine direndiklerinden ötürü Hereroları ve Namaları adi yöntemlerle katleden Almanlar, Abdülhamid Han’ın tasfiyesiyle başsız kalan Osmanlı’daki Ermeni Tehcirinin, ‘Enver taşeronuyla’, mimarıdır hatta uygulayıcılarıdır. Çanakkale’de bir Osmanlı neslinin kaybolmasına, savaşın uzaması ve bunun kendilerine yaraması açısından, sinsice sebep olan Almanlar, kendilerine emanet edilen Türk askerlerinin ‘bir günde makineli tüfek üstüne 200 metre taarruz sebebi binlerce şehit’ vakalarında telef olmasına sebep olmuşlardır. En bilineni ‘’Yahudi soykırımı’’nın yanında iki yüz elli bin Boşnak’ın da katledilmesinin arkasında, Balkanları istikrarsızlaştırarak ve orada etkili olma ve orayı ezme planları doğrultusunda, Almanlar vardır. ‘’Avrupa’nın ortasında’’ (ki tam da onlara yakışır) bir soykırım yapılmıştır.

Almanların vahşiliğinin literatürlerine işlemiş hali Vernichtungskrieg in Afrika’da 1904-1905 tezahürü Herero ve Nama katliamı için bkz:  


Almanlar onlara da aynı şekilde davranarak 65,000 Herero'yu (toplam nüfuslarının %80) ve 10,000 Nama'yı (toplam nüfuslarının %50) yok ettiler.
Katliamda en çok kullanılan yöntem ise asileri çöle sürüp orada susuzluktan ya da önceden zehirlenmiş içme suları ile öldürmekti.
1985'te, BM'nin Whitaker Raporunda Almanların Herero ve Namalara Guney-Batı Afrika ya da şimdiki adıyla Namibya'da gerçekleşen bu olayları 20 yy.'da gerçekleştirilen ilk soykırım hareketi olarak değerlendirmiştir. (…)

(…)Almanya'dan gelenleri o zamanki yönetim yerlilerden zorla alınan topraklara yerleştirme politikası güdüyordu. Eşitlik ve adaletten uzak politikaların yerli halk üzerinde uygulanması ve bölgede köleciliğin başlaması üzerine büyük bir memnuniyetsizlik başladı. Tarıma müsait toprakları alan Almanlar, ayrıca bölgede bolca bulunan elmasları da kontrol etmek üzere madenlere el koymaya başladılar. (…)

Ben, Alman kuvettlerinin muzaffer komutanı, bu mektubu Herero halkına gönderdim... Bilesiniz ki tüm Hererolar burayı terkedecektir. Alman sınırları içinde bulunacak silahlı ya da silahsız her Herero, bir hayvanla beraber olsun olmasın, vurularak öldürülecektir. Şu andan itibaren karınızı ya da çocuğunuzu da bu topraklarda istemiyoruz. Onları da ya süreceğim ya da vuracağım. Hererolarla ilgili kararım budur.

 ‘’Almanlar her Herero'ya bir numara verdiler ve kamplarda ya da çalışarak ölen her Herero'nun kaydını düzenli bir şekilde tuttular. Kamplardan çalışmak üzere Alman firmalarına gönderilenlerin ölmelerine göz yumuluyordu. Ağır çalışma koşulları, hastalıklar ve kötü beslenme yüzünden Herero'ların nüfuslarının %50-%80'nin yok olduğu sanılmaktadır.’’

(…)1908'de Alman idaresinin tekrar kurulmasına dek 100,000 insanın öldüğü sanılmaktadır. Olaylarda 19,000 Alman askerinin yer aldığı düşünülmektedir.(…) 


(…)Cologne Universitesinden Hollandalı tarihçi Jan-Bart Gewald, Alman babalardan olan binlerce çocuk için özel kurulan bazı toplama kamplarından bahsetmiştir. Erkeklerinin çoğu öldüğünden kadınlar ve genç kızlar, Alman askerlerine seks kölesi olmaya zorlanmışlardır.

23 Şubat 2014 Pazar

Almanya Bosna'dan vazgeçmiyor...

http://www.ahaber.com.tr/webtv/videoizle/yazboz--16022014

Daha önce Boşnak soykırımında başat rolü oynayan Almanya, Bosna üzerindeki oyunlarına devam ediyor;

15/02/2014 tarihli Ergün Diler ve Bekir Hazar, A Haber, ''Yaz-Boz'' programı:

(0:19:22-0:19:47) Bosna Hersek Enerji, Maden ve Endüstri Bakanı Erdal Trhuyl: ' Halkı sokağa dökenler arasında Avrupa ve Batı'nın olduğunu gördük. İstihbarat raporları var. Türkiye'nin bölgedeki gücünü kırmak parçalamak için çalışıyorlar. Tedbirlerimizi aldık ve alıyoruz. Bu pis oyuna gelmeyeceğiz.'

(0:28:00- 0:31:05) Ergün Diler: ''Dünya basınında bahsedilmeyen, bilinmeyen bir kaç notu paylaşayım izleyicilerle, olayın rengini anlamak açısından. Bir kere, sevgili Mevlüt iki kez Ukrayna'ya gitti. Ukrayna'da dünya şampiyonu, boksör Kliçko var. Alman istihbaratı tarafından desteklenir. Ukrayna'yı Rusya'ya bırakmamak adına, buna çok ciddi destek yapılır. Ukrayna'daki Alman pasaportu bir vatandaş... Almanya'da Hamburg'da el açılmıştır, her türlü destekle orada buluşup rejimi değiştirip yıkmaya çalışıyor. İnsanların ağaç derdi; geçim derdi, maaş derdi, su derdi, elektrik derdi olabilir fakat cumhur başkanlığı köşkünü yakıyorsan o dert başka derttir.
Kliçko orada meydanları doldurdu; çok 'masumane', zaten böyle yaparlar. Partisinin ismi ''Udar''. Yani, eşittir; darbe, Kliçko'nun sahibi olduğu partinin ismi ''Udar''... Peki Tuzla'da Boşnakları ayağa kaldıran hareketlendiren, genel geçer sebepleri kullanarak sokağa döken fakat amacı başka olan hareketin ismi ne o da ''Udar'', başını Aldin Şiranoviç adlı Boşnak bir komünist çekiyor. Fakat bu Aldin'in bütün ilişkileri Sırbistan'la. Sırbistan gizli servisi üzerinden Almanlarla oturulup, kalkılıyor. Bak Başçarşı'dan başlayan yani Arnavut kaldırımı ile biten Osmanlı sınırının hemen yanında asfalt başlar. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu orada tüm heybetiyle vardır. Orada yaptığımız savaş şu an başka bir şekilde devam ediyor. Orada bazı gençlerin yüzleri, gözleri görünmeyecek şekilde kapalı. Neden? Çok basit, masumane bir hareket içerisindeyseniz neden her tarafınızı kapatıyorsunuz? Şundan; onlar Boşnak değil... 200 Sırp militanı; Sırp istihbarat örgütleri tarafından örgütlenip, otobüslerle gece yarısı Bosna'ya indiriliyor, bunların önderliğinde hareket başlıyor, ortalık karışıyor, masum Boşnaklar ortada kendini buluyor. Konu bu... Operasyon böyle yapılır zaten; amaç sadece 'iki ağacı yeşertmek, yaşatmak' değil. Yani; Bosna, Ukrayna, İstanbul, Gezi, Ankara: bizi sınırlamak istiyorlar. Yani sen Osmanlıya; geleneğine, göreneğine, tarihine, dinine, diline, imanına sahip çıkınca birileri de diyor ki 'bu iş eskide kaldı sen bunu yeşertemezsein, canlandıramazsın.' Başbakan Ramallah'tan Bosna'ya gidiyor, Bosna'dan cevap geliyor. Mısır diyoruz, Mursi'yi alıyorlar. Mücadele bu, asla yerel değil(...)''

* ve programın devamında yine Bosna-Hersek hükümeti bakanının da dikkat çektiği üzere (belki inanamayacaksınız ama programı izlemeniz gerek) Almanya kadar Almanya ile şu aralar bazı konularda aynı yolu tutmuş, yeni Osmanlı-Türkiye düşmanı, paralel yapının, Bosna-Hersek güvenlik bakanı aracılığıyla, olaylardaki etkisine şahit olacaksınız...